Yükleniyor...
COVID-19 HAKKINDA BİGİLENDİRME

Sevgili velilerimiz ve öğrencilerimiz,

Ülkemizin de etkisi altında olduğu dünya çapındaki COVID-19 salgını nedeniyle bizler de eğitim sürecine ara vermiş bulunmaktayız. Salgını önlemek amacıyla karantina ve sosyal mesafelendirme önlemleri tüm dünyada uygulanmaktadır. Tüm sağlık kuruluşlarının hepimize evde kalmayı önerdiği bu sürecin elbette psikolojik etkileri de olacaktır.  Bu süreci ruh sağlığımızı koruyarak nasıl geçirebileceğimiz konusunda sizlere bir takım önerilerde bulunacağım. 

Belirsiz bir sürecin içinde olduğumuz için kaygı, korku, öfke gibi olumsuz duygular hissetmek ve bunlarla başa çıkmakta zorlanmak oldukça normaldir. Bu duyguları hissederken yalnız değilsiniz. İşe öncelikle duygularımızı kabul ederek ve kendimize yakın gördüğümüz insanlarla bu duygularımızı paylaşarak başlayalım. 

Unutmayın ki belirli düzeylerde hissedilen korku ve kaygı kendimizi korumak için alacağımız önlemleri arttırmamıza neden olur. Ancak kendimizi ve çevremizi korurken panik yapmamaya özen göstermeliyiz. Korku veya kaygı hissetmek ve panik yapmak aynı şeyler değildir.

Elimizde olmayan sebeplerden dolayı alışkanlıklarımızın ve isteklerimizin çoğunu gerçekleştirme olanağına sahip değiliz. Yeni alışkanlıklar edinmemiz de oldukça uzun sürecek. Bu durumda yapılacak en doğru hareket eski alışkanlıklarımızı ev ortamına uyarlamak ve evde ortamında gerçekleştirebileceğimiz isteklerimize öncelik vermek olacaktır. 

Hali hazırda ev ortamında gerçekleştirdiğiniz gündelik rutinlerinizi sürdürmeyi de unutmayın. Örneğin uyuma ve uyanma saatlerinizin, uyuduğunuz ortamın eskiden olduğu gibi devam etmesi bu sürece uyum sağlamanızı kolaylaştıracaktır. Aynı zamanda bu sürecin biteceğini ve eski uyku düzeninize geri döneceğinizi düşünürsek sonrasında zorluk yaşamadan gündelik yaşantınıza dönmenizi kolaylaştırmış olursunuz. Bu noktada ebeveynler olarak çocuklarınıza model olmanız gerekmektedir.  

Çoğu zaman farkına varmasak da alışkanlıklarımız ve rutinlerimiz yaşamımızı oldukça kolaylaştırmaktadır. Bu süreçte sürdüremediğimiz alışkanlıklara odaklanmak bizleri olumsuz duygu ve düşüncelere sürükleyecek, stres seviyemizi arttıracaktır. Unutmayın; stres bağışıklığı düşürür. Güçlü bağışıklık sistemine ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde sürdürebildiğimiz alışkanlıklarımıza odaklanalım, stresten uzak duralım. 

Beslenme alışkanlığımızı sürdürebiliriz (zararlı ve sağlıksız besinlerden keyif verseler de uzak durmalıyız).

Giyinme alışkanlığımızı sürdürebilir. Evde olsak bile pijamalar ya da ev kıyafetleri giymek zorunda değiliz. Dışarı çıkar gibi hazırlanmak, kendimize özen göstermek iyi hissetmemizi sağlayacaktır. Özellikle çocuklarınız pantolon gibi düğmeli, fermuarlı giysileri giymekte zorlanıyorsa evde bol bol alıştırma yapacak zamanınız da olacaktır. 

Tüm aile bireyleri olarak çalışma alışkanlıklarımızı sürdürebiliriz. Ebeveynler kendi çalışma alanlarıyla ya da çocuklarının gelişimiyle ilgili kendilerini geliştirecek okumalar yapabilirler. Çocuklar ise hem sosyal medya hesaplarımızdan paylaşacağımız etkinlikleri takip ederek hem de önceden öğrenmiş oldukları ders konularını günlük tekrar ederek çalışma alışkanlıklarını sürdürebilirler. Ancak unutmamak gerekir ki çocuklar bu süreçten yetişkinlerden daha fazla etkilenebilirler ve uyum sağlamakta zorlanabilirler. Evde kaldığımız bu sürecin yeni rutinlerine uyum sağlayamadıklarında onlara kızmak, umursamamak ya da gereğinden fazla açıklama yapmak çözüm olmayacaktır. 

Evde çocuklarınızla nasıl vakit geçirdiğiniz oldukça önemli. Özellikle çocukların fiziksel olarak aktif olamamaktan, dışarıya çıkamamaktan dolayı zorluklar yaşayacağı öngörülmektedir. Ev ortamında da fiziksel aktiviteler yapabilirsiniz. Örneğin minderleri zıplama alanları, koridorları koşu alanları olarak kullanarak yeni oyunlar üretebilirsiniz. Çocuklarınızın enerjilerini atamadıkları için huysuzlaşmaları oldukça normaldir unutmayın, bu durum onların ya da sizin kabahatiniz değil. Bu süreçte kendinizi ya da çocuklarınızı suçlamak çözüm olmayacaktır. Sizler onların hayatını kolaylaştırırsanız onlar da sizinkileri kolaylaştıracaktır.

Ancak evdeki etkinlikler arttırmak televizyon, tablet, telefon gibi teknolojik etkinlikleri arttırmayı kapsamaz. Bu konuda da çocuklarınıza model olmanız gerekmektedir. Sizler özellikle süreç hakkındaki gelişmeleri takip etmek için sık sık telefonu elinize alıyor olabilirsiniz. Bu durumda çocuklarınız da tıpkı sizler gibi telefonu daha sık eline almak isteyecektir. Uzmanlar tarafından kendi ruh sağlığınızı korumanız için de  yalnızca günde birkaç kez süreci takip etmek amacıyla internete başvurmanız önerilmektedir. 

Gelişme ve güncel haberleri izlemek için güvenilir kaynakları takip edin. Yalnızca güvenilir kaynakların hijyen ve sağlık önerilerini uygulayın. Konunun uzmanı olmayan kişi ve kurumların önerilerini dikkate almayın. Bu süreçte bilimsel bilgilerin yanı sıra oldukça fazla söylenti ve yanlış bilgi ortaya atılmaktadır. Bilimsel bilgileri söylentilerden ayırmanın zor olduğu bu süreçte takip edebileceğiniz birkaç güvenilir kaynak aşağıda yer almaktadır:

Dünya Sağlık Örgütü

Bakanlıklar

Sağlık Meslek Örgütleri : Türk Tabipler Birliği, Türk Psikologlar Derneği

Tüm süreçte olduğu gibi çocuklara açıklama yaparken de sakin olmanız, sakin bir ses tonuyla konuşmanız oldukça önemli.

Açıklama yaparken çocuğun yaşına uygun ve anlayabileceği kelimeler seçilmeli.

El yıkama, evden çıkmama gibi kuralların sadece çocuklar için değil tüm aile bireyleri için olduğu açıklanmalı. 

Yaptığınız açıklama kesinlikle gerçek dışı bilgiler içermemeli. Ancak gerçeği bütünüyle anlatmak yerine anlayabileceği kadarını da anlatmak önemlidir. Örnek bir açıklama için: https://www.tohumotizm.org.tr/wp-content/uploads/2020/03/Covid-Sosyal-Oyk%C3%BC.pdf 

Son olarak;

Bu sürecin sağlıklı bir şekilde sonlandırılması için dünyanın pek çok yerinden pek çok bilim insanının çalışmakta olduğunu;

Evde kalarak, hijyen kurallarına uyarak ve uzmanların önerilerini yerine getirerek sizlerin de sürecin kısaltılmasına katkı sağlayacağınızı;

Destek, öneri ya da herhangi bir ihtiyacınız için bizlere sosyal medya hesaplarımızdan her an ulaşabileceğinizi;

Bu sürecin yakın bir zamanda mutlaka biteceğini unutmayın.

Sağlıklı ve huzurlu günler dileriz.

Psikolog Zeynep Aygül